Hastanede embriyosu kayboldu

Çocuk sahibi olma hayalini iki hastane arasında embriyolarının kaybolması ile erteleyen Ö.O isimli kadın, “Ameliyata alınacağım sırada son dakika doktor odaya girip, ‘Üzücü bir haberim var embriyolar yok. Embriyoların kayıp’ dedi. Kırıldı mı, kayıp mı oldu, biri mi aldı? Bunun cevabı yok. 2 senedir bunun cevabını bulamıyorum. Bana mantıklı bir açıklama yapamadılar” dedi.

İddiaya göre, 5 yıllık evli olan Ö.O ve T.O çifti çocuk sahibi olamayınca tüp bebek yapmak istedi. 25 Mayıs 2015’de Ümraniye’de bulunan bir hastaneye başvuru yapan çift, ilk denemesinde başarılı olamayınca elde edilen embriyolarını 1 yıl dondurma kararı alıp terapi görmeye başladı. Daha sonra Ümraniye’deki hastanenin evlerine uzak olması nedeniyle çift, başka bir hastanede çalışan bir doktorla anlaşıp geri kalan tedavisine orada devam etmek istedi.

26 Haziran 2016 günü daha önceden Ümraniye’de bir hastanede bulunan embriyoları almak için hastane ile konuşup önceden verdiği özel ozon tankı içindeki sağlıklı iki adet embriyoyu Ataşehir’deki özel hastaneye sevk ettirdi. Bu hastane, embriyoları 4 Temmuz 2017 günü anne adayına transfer etmek için Ö.O ile anlaştı. Ancak ameliyat günü geldiğinde doktor embriyoların olmadığını söyledi. Embriyolarının olmadığını öğrenen kadın neye uğradığını şaşırarak iki hastane hakkında dava açtı.

“Ara verme kararından sonra embriyolarımızı 1 yıl dondurduk”

Yaşadıklarını anlatan Ö.O, “Biz tüp bebek olayına karar verdiğimiz zaman Ümraniye’de bir hastaneye başvurduk. Tüp bebek sürecimiz başladı. Başladıktan sonra ilk etapta kolay bir süreç olmadığı için tedaviler derken, iğnelerle ilgili bir sıkıntı yaşadım. İğneler yanlış yapıldı. İğneler yüzünden kalçadan operasyon yaşadım. Bu olayı iyi neticelendirmek için hastaneyle ilgili bir sorun yaşamadım. Onların hatası olmasına rağmen. İlk transfer sırasında tabi bir olumsuz sonuç aldık. Olumsuz sonuç aldıktan sonra doktorum bir süre vücudun dinlenmesini psikolojik olarak dinlenmem gerektiğini söyledi. Bir süre ara verdik. Ara verdikten sonra embriyolarımızı Ümraniye’deki hastanede 1 yıl dondurduk” dedi.

“Embriyolar yok. Emriyoların kayıp”

Mağdur kadın Ö.O,”Daha sonra farklı bir hastanede devam etme kararı aldık eşimle birlikte. Yeni bir hastane arayışı içerisine girdik. Farklı bir doktorla konuştuk o doktorla devam etme kararı aldık. 1 yıl sonra Ataşehir’de bir hastane embriyolarımızın transferini yapmamızı söyledi. Embriyolarımızın transferini yaptık. Dört gün sonra transfer işlemi yapılacaktı. Transfer işlemi günü hastaneye gittik. Transfer öncesi vücudu hazırlamak gerekiyor. Ameliyatta alınacağım sırada son dakika doktor odaya girip üzücü bir haberim var ’embriyolar yok. Emriyoların kayıp’ dedi. Embriyolar nasıl kaybolabilir çok iyi bir hastanesin ve bana bunun mantıklı bir açıklamasını vermiyorsun. Kırıldı mı, kayıp mı oldu, birimi aldı? Bunun cevabı yok. 2 senedir bunun cevabını bulamıyorum. Bana mantıklı bir açıklama yapamadılar” diye konuştu.

“O dönem maddi açıdan avukat tutma şansım olmadığı için tek başıma savaşmayı denedim”

Ö.O konuşmasına şöyle devam etti:“o ameliyat önlüğüyle ne yapacağımı şaşırdım. Ümraniye’deki hastaneyi aradım. Bizden almasaydın bu şekilde olmazdı. Bizde transfer yapılsaydı gebelik şansın olurdu. Bu sefer diğer hastaneyi suçladı. İki taraf bir birini suçlamaya başladı. Arefe günü olduğu için resmi tatil devreye girdi bir hafta geçti. Elim kolum bağladı. Resmi tatil biter bitmez soluğu adliyede aldım. Her iki hastane hakkında da ceza davası açtım. O dönem maddi açıdan avukat tutma şansım olmadığı için tek başıma savaşmayı denedim. Tek başıma ancak bu kadarını yapabildim” ifadelerini kullandı.

“Ben hala psikolojik olarak tedavi görüyorum”

Psikolojik olarak tedavi gördüğünü söyleyen kadın, “Ceza davası açıldı takipsizlik kararı verildi. Tamam hastanelere belli bir miktar ceza verilmiş olabilir ama bu benim maddi manevi hiç bir kaybımı karşılamıyor. Ben hala psikolojik olarak tedavi görüyorum. Yeni bir tedaviye başlamam için psikoloji mi toparlamam gerekiyor ama ben toparlayamıyorum. Eğer ki o tankları bana mühürsüz olarak teslim ettiklerinin bilincinde olsalardı olay bu noktaya gelmeyecekti. Çünkü ben bunu bilmiyordum. İki hastane sonuçta bu durumda suçlu. Mühürsüz teslim ettin ve mühürsüz teslim aldın. Yapmaman gerekiyordu yaptın. Benim embriyolarım şuan nerede, kimde, kırıldıysa bana bunu ispat etsinler. Bir şekilde benim embriyolarım bulunsun” dedi.

”Ortada büyük bir mağduriyet vardır”

Yasal sürecin başladığını söyleyen Avukat Müslüm Özev, ”Ortada büyük bir mağduriyet vardır. Bizim amacımız bu hukuk sürecini devam ettirip bu mağduriyeti gidermektir. Biz bu olayın maddi gerçeğini ortaya çıkarmak istiyoruz. Biz bunun arkasındayız devam edeceğiz. Anadolu Adalet Sarayı’nda 400 bin lira manevi tazminat açıktık. 10 bin tl de sembolik olarak maddi tazminat açtık” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz